Gündelik ihtiyaçlara sürdürülebilir dokunuş

Başak Nur GÖKÇAM

Lenzing Türkiye İş Geliştirme Departmanı Müdürü olan tekstil mühendisi İlkşen Dedeoğlu Demiray, “Bizler yenilenebilir ağaç hammaddesinden botanik kökenli elyaflar üretiyoruz. Bunlar, çevreye duyarlı ve özel elyaflar. Aslında elyaf, tekstil sektörünün ham maddesi ve bizim için bitmiş ürün ama biz tedarik zincirini çalıştıracak ham maddeyi üretiyoruz.

Bu nedenle duruşumuz, standart bir elyaf üreticisi olmanın çok ötesinde” dedi. Gündelik ihtiyaçlara hizmet verilmesinin sürdürülebilir olması gerektiğine vurgu yapan Demiray, “Bu alanda kendimizi geliştirebilmek için 3 farklı AR-GE merkezimizde çalışmalarımızı yürütüyoruz. Bizim amacımız ‘inovatif çözümler’ geliştirebilmek” diye konuştu.

Tekstilde TENCEL ve ECOVERO olarak iki ayrı markaya sahip olduklarını söyleyen Demiray, “Ağaç kaynaklı elyafları 3 ana grupta üretmekteyiz. Bunların tekstil terminolojisindeki isimleri ‘viskon’, ‘modal’ ve ‘liyosel’. Kadın giyim, erkek giyim, denim, ev tekstili, spor giyim, çocuk giyim gibi pek çok farklı alanı kapsıyorlar. Burada bizim temel amacımız uzanabildiğimiz her yere ulaşarak sürdürülebilir elyafın dokusunu herkese hissettirebilmek” dedi.

Verilecek mesaj, anlatılacak hikâye çok

Lenzing, etiketlerde de simgesel bir dil tercih ediyor. Vermek istedikleri mesajları mesajlar yoluyla aktarmak istediklerinin altını çizen Demiray, “Görselliğin insan üzerindeki etkisini kullanmayı seviyoruz. Vereceğimiz mesaj da, anlatmamız gereken hikâye de çok fazla.

Etiketlerimizdeki simgelerde de özellikle üzerinde durduğumuz konu doğada çözünürlük ve gübreleşme. Çünkü biliyoruz ki tekstilde atık problemi çok önemli bir boyutta” dedi. Moda endüstrisinin yılda 92 milyon ton atık oluşturduğuna yönelik bir öngörünün olduğunun altını çizen Demiray, bu miktarın 2030’a kadar 148 milyon ton olacağının tahmin edildiğini ekledi.

Özellikle tekstil şirketlerinin atık problemine karşı duruşunun önemli olduğunu belirten Lenzing Türkiye İş Geliştirme Departmanı Müdürü İlkşen Dedeoğlu Demiray, “Bu noktada kullanılan malzemenin ne olduğu, büyük önem kazanıyor. Bizim ürünlerimizde doğadan aldığımızı doğaya verme gibi bir durum söz konusu. Çünkü ağacı kullanıyoruz ve ürünümüz biyobozunur olduğu için yaklaşık 14-16 hafta içinde gübreleşebiliyor” diye konuştu.

Tekstil atık tekrar döngüye kazandırılmalı

REFIBRA teknolojisini ‘tekstil atık problemine karşı çözüm önerisi’ olarak ifade eden tekstil mühendisi İlkşen Dedeoğlu Demiray, “Amacımız, hem ağaç materyali hem de kesimhanelerden çıkan kumaşın fazlalığının neden olduğu atığın, tekrar döngüye kazanılmasını sağlamak” diye konuştu.

Ağaçtan elyaf üreten bir firma olarak en önem verdikleri noktanın ağaç alım politikaları olduğunu söyleyen Demiray şöyle devam etti: “Aldığımı ağaçların hepsinin FSC sertifikalı olmasına dikkat ediyoruz. Aağacın doğru kaynaktan geldiğini tespit etmekle başlıyor her şey.”

Canopy Hot Butten’da 1’inci

“Lenzing, Canopy Planet’in ‘Hot Butten’ sıralamasında sürdürülebilir ağaç ve kâğıt hamuru tedariki, alternatif hammaddelerin kullanımı ve yok olma tehlikesi altındaki yaşlı ormanların korunması gibi kriterler üzerinden değerlendiren ve dünyanın en büyük 34 selülozik elyaf üreticisi arasında birinci oldu.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir